Hasan Sabbah ( Alamut Fatihi ) ( 1034 – 1124 )

Büyük Selçuklular döneminde yaşamış ve Selçukluların yıkılışında etkili olmuş haşhaşiler tarikatının kurucusudur . Gençliğinde bir çok çelişkiler yaşamış okumaya ve bilgiye aç bir kişilik olarak karşımıza çıkar . Nizamülmülk ve ömer hayamla çağdaştırlar . okul arkadaşı olduklarına dair bilgiler olsa da yaşlarının farkı dolayısıyla bu bilgi çürütülmüş durumdadır .   1034- 1124 yılları arasında yaşamıştır . sürekli sorgulayan tarikatler ve dinler hakkında bilgi toplayan  Hasan sabbah küçüklüğünden beri din adamı olmak istemiştir . dini eğitimini rey şehrinde alan hasan sabbah  rey şehrinde karşılaştığı ve  ismaili olan Emire zerrab adındaki kişiyle ismaililiği çürütecek tartışmalara girse de başarılı olamamış ve öğrendiği tüm bilgileri yeniden gözden geçirme kararı almıştır . Ardından ismaililiği benimseyerek yayma düşüncesine girmiştir. Bu nedenle Abbasiler ve onların koruyucusu Büyük Selçuklulara karşı suikast girişimleri olmuştur . bu suikast girişimleri sonucunda batı dilinde suikastçi anlamına gelen assasin kelimesi haşhaşi kelimesinden gelmiştir .

( Hasan sabahın bir süreliğine Selçuklulara hizmet ettiği ve nizamülmülkle bilinmeyen  bir konuda tartışma yaşayıp saraydan ayrıldığına dair kaynaklar mevcuttur )

Onun yaşadığı döneme kadar savaşlar meydanlarda binlerce kişinin ölümü ve bir o kadar da yaralı insanlarla sonuçlanıyordu . Ama getirdiği yenilikle savaşların sadece meydanlarda büyük ordularla değil akılla , entrikalarla ve suikastlerle de büyük sonuçlar doğurabileceğini göstermiştir. İsmaililik için Suriye , mısır , Azerbaycan , Filistin gibi yerlere gitmiş müridler toplamıştır . Daha sonra 9 yıl iranda kalarak düşüncelerini buralarda yaydı . Daha sonra müridleriyle sığınabileceği görüş alışverişlerinde bulunabileceği yer aramaya başladı . Alamut kalesini gözünü kestiren Hasan Sabbah çok ince bir zekayla burayı ele geçirmeyi bilmiştir . Bu kaleyi ilk inşa eden  custaniler adında bir bölgeyi idare eden  vesuhan ibni cüstan ‘dır . hasan sabbah iranda bulunan ve 2163 metre yükseklikteki bu kaleyi almak için  önce müridlerini  teker teker buraya göndermiş ve halkı örgütlemelerini istemiştir. Her geçen gün kalede farklı sesler yükselmiş . Zamanla krala karşı muhalif kişi sayısı o kadar artmıştır ki kral bölgeden gönderilmiş ve hasan sabbah ve müridleri 4 eylül 1090 günü kaleyi ele geçirmişlerdir.  Gelişmelerden rahatsız olan Selçuklu hükümdarı melikşah  nizamülmülk komutasındaki orduyu kaleye göndermiş fakat 4 aylık kuşatmadan sonra kale alınamamıştır. Geri döndükten sonra hasan sabah fedailerinden birini göndermiş ve nizamülmülkü çadırında öldürmüştür. Melikşahın da ölümünden sonra Selçuklular zayıflamış ve yerine sultan Sencer geçmiştir. Sultan Sencer kelle avcılarını hasan sabahın peşine takmıştır . aradan kısa süre geçtikten sonra bir sabah uyandığında yanında taşa saplı halde bir hançerle uyanmıştır . telaşa kapılan Sencer olayın duyulmasını istememiştir. Daha sonra hasan sabbah tarafından gönderilen elçinin elindeki yazıda ‘’ Ben istemez miydim taşa saplı hançerin sultanın yumuşak gögsüne saplı olmasını ‘’ diye geçmektedir . Bu olaydan sonra sultan Sencer kelle avcılarını geri çağırtmıştır . hasan sabbah’ın gönderdiği suikastçiler ölüme gittiklerini bildikleri için genel olarak suikast girişimi başarılı olmuştur . çünkü suikast yapan kişi görevini başarıyla yaptıktan sonra ölmesi gerekir . bunu da kendi canına kıymak değil düşmanlarına teslim olma şeklinde düşünebiliriz . zaten suikastin cezası ölüm olmuştur .  ( kendilerini öldürememelerinin sebebi İslam dinine aykırı olmasıdır . ) Suikastçilerin hedefe gönderildiklerinde haşhaş , uyuşturucu , huri gibi şeylerle kandırıldığına dair Alman arkeologlarının yapmış oldukları son araştırmalara göre herhangi bir bulguya rastlanılmamıştır . Genel olarak baktığımızda bu iddiaları ortaya atan kişi ünlü gezgin marco polodur . fakat marco polo bu bölgelere geldiğinde alamut kalesi çoktan yok olmuş durumdadır . muhtemelen kulaktan duyulan efsanelere göre yazmıştır . araştırmalarda cennet bahçesi olarak geçebilecek bir yer bulunamamıştır . Diğer tarihçilerin kitaplarında da bu konuyu destekleyecek bilgiler yoktur . Alamut kalesinde 35 yıla yakın kalan hasan sabbah bir oğlunu kalede şarap içtiği bir oğlunu da kanıtlanamadığı halde cinayet işlediği gerekçesiyle idam ettirmiştir. Farklı kaynaklarda şifacı , suikastçi , simyacı ve astrolog olarak geçer . Hasan sabbah Abbasiler ve Selçuklular dışında haçlı komutanlarına ve Moğollara da suikastlerde bulunmuştur . haçlılar arasında efsane olarak adı geçmiş ve günümüze kadar adı geçen tapınak sövalyelerinin kurulmasında etkisi büyüktür .

Dünya tarihinde adından sıkça söz ettiren hasan sabbah Ölümüne yakın varislerini seçmiş ve ardında cevapları bilinmeyen bir çok soruyla 23 mayıs 1124 vefat etmiştir. Onun ölümünden sonra 1256 yılında hülagü han kalenin altına çok büyük bir tünel kazdırmış ve kaleyi yerle bir etmiştir.

Hansa sabah bir süre de olsa Selçuklu sarayında hizmet vermiştir. Daha sonra vezir nizamülmülkle bir nedenle arası acılmıs ve saraydan ayrlılmıstır .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir